Hoşgeldiniz: Damlalar.Net -Her Damlada Bir Nefes!
HomeYour AccountDownloadsForumsSubmit NewsTopicsTop 10
Hoşgeldin Misafir |  Kayıt Ol |  Giriş |
 İslami Forumları
     İslami Site
     Dini Site
     Forumlar
     Hesabınız
     Mesajlarınız
     Videolar
 Genel Bilgiler
     İslam Tarihi
     İlmihal Bilgileri
     Elif-ba
     Kur'an Meali
     Kur'an Tefsir
     Kur'an Mucizeleri
     Kur'an ve Bilim
     Kur'anı Anlatan Ayetler
     Dua İle İlgili Ayetler
     Hadis Deryası
     Peygamber Efendimiz
     Efendimiz'in Hanımları
     Dualar
     Mezhep Nedir?
     İtikadi Mezhepler
     Fıkhi Mezhepler
     Sahabelerin Hayatı
     Evliyaların Hayatı
     Kıyamet Alametleri
     Mesneviden Hikayeler
     Dini Hikayeler
     Dini Sözlük
     İslam Ansiklopedisi
     Fıkıh Ansiklopedisi
     Aile Ansiklopedisi
     Rüya Tabirleri
     Dini Terimler
     İsimler Sözlüğü
     Erkek Çocuk İsimleri
     Kız Çocuk İsimleri
     Şifalı Bitkiler
     Kıyamet Günü
     Bilgisayar
 Site Genel
     Haber Gönder
     Haber Arşivi
     En İyiler
     Üye Hesabı
     Üye Günlüğü
     Üye Listesi
     Dost Siteler
     Tavsiye Edin
     İletişim

Fikih Ansiklopedisi
· YATAKTA KURÂN-I KERİM OKUMAK CAİZ MİDİR?

· ÖFKE İLE BOŞAMAK

· KÂR ORANI ŞARTLARA GÖRE DEĞİŞİR

· SIFAT-I ZÂTİYYE

· MURAHIK(BULUĞ ÇAĞINA YAKLAŞMIŞ KİMSE)

· BİR KİMSE HANIMINI BOŞARSA KÜÇÜK ÇOCUKLARI KIME BIRAKILACAKTIR?

· KELÂM İLMİ

· GALLE (ARAZİLERDEN ELDE EDİLEN MAHSÜL GELİRLERİ)


[Tüm Veriler]

Toplam 1435 Konu

ULU'LEMR'İN VEYA KADI'NIN EVLİLİĞE SON VERECEĞİ HALLER


ULU'LEMR'İN VEYA KADI'NIN EVLİLİĞE SON VERECEĞİ HALLER

Nikâh akdi sırasında mevcud olan veya sonradan meydana gelen bir eksiklik veya bozukluk sebebiyle evliliğe son vermeye "Fesih" denilir!.. Nikâh akdi sırasında mevcud olan eksiklik sebebiyle fesihler şunlardır:
A) Nikâh'ın sıhhat şartlarından herhangi birisinin bulunmadığı, akidden sonra anlaşılması. Mesela: Nikâh akdinden sonra karı-koca'nın "Süt Kardeşi" olduğunun beyyine ve ikrarla sabit olması gibi!..
B) Babası veya velisi tarafından evlendirilen küçük kız; baliğa olduktan sonra, kefaet veya başka bir meşru sebebler ileri sürerek nikâhın feshi için kadı'ya başvurma hakkı vardır. Nikâh akdinden sonra karı-kocadan herhangi birisi irtidat ederse, nikâh derhal münfesih olur!.. Karı-kocadan birisi; diğerinin usul ve furu'undan birisiyle hürmet-i müsahereyi gerektiren bir fiil işlemişse, nikâh derhal münfesih olur!.. Müşrik olan karı-koca'dan birisi İslâm'a girer, diğeri İslâm'a girmeyi reddederse, nikâh derhal münfesih olur!.. Misalleri daha da çoğaltmak mümkündür. Fesih'in talaktan (Boşanma'dan) farklı olduğu bilinmektedir. Fesih; bazı hallerde ulû'lemr veya onun tayin ettiği kadı vasıtasıyla gerçekleşir, bazı hallerde ise kendiliğinden tahakkuk eder!..

CİNSİ İKTİDARI OLMAYAN (CİM'A EDEMEYEN) KİMSE: İNNİN: Tenasül uzvu olduğu halde (cinsi iktidarı olmayan ve) kadınlarla cima edemeyen kimseye innin denir. Hanefi fûkahası: "Bir kadın; kocasının innin olduğu iddiası ile "Ulû'lemr'e" veya "Kadı'ya" müracaat edebilir. Bu müracaatında ayrılmayı taleb ederse; Kadı (Şer'i şerifle hükmeden hakim) kocaya karısı ile cim'a edip-edemediğini sorar, eğer koca cim'a edemediğini ikrar ederse, kocaya bir yıl müddet tanınır. Zira mevsimlerin cim'a etme üzerinde etkileri mevcuttur. Bir yıl içerisinde; cinsi iktidarında herhangi bir değişme olmaz ve cim'a edemezse, aczinin asıl bir afet olduğu anlaşılır ve kadı; ayrılığa hükmeder. İşte bu hüküm "Talak-ı Bain" mahiyetini taşır." hükmünde ittifak etmiştir. Feteva-ı Hindiyye'de: "Bir yıl mühlet vermenin başlangıcı, kadının müracaat ve dava tarihidir. Tecil yalnız kadı'nın (şer'i şerifle hükmeden hakimin) mukim olduğu şehirde geçerlidir. Kadı'nın haricinde, başkasının teciline (bir yıl mühlet vermesine) itibar edilmez. Zahiri'r rivaye'de kameri yıl esastır. Sahih olan da budur. Hidaye'de de böyledir. İmam-ı Azam Ebû Hanife (rh. a)'den Hasan'ın rivayetine göre, itibar güneş yılına göredir. Güneş yılı, kameri yıldan bir-kaç gün fazladır. Şemsü'leimme Serahsi itiyad olarak, bu rivayeti esas almıştır. Cumhur'un görüşü de budur. Mebsut'ta da böyledir. Fetva'da bunun üzerinedir. Güneş yılı; 365 gün, bir de günün dörtte biri ile günün yüzyirmide bir parçasıdır. Kameri yılı ise, 354 gündür. Kafi'de de böyledir. Mücteba'da; "Şayed tecil ay içine rastlarsa, itibar senenin günlerinin sayısınadır" denilmiştir. Fetva'da bunun üzerinedir. Fetava-ı Kübra'da da böyledir. Kocanın hacc yolunda harcadığı veya gaib olduğu günler hesaba dahildir. Fakat kadın hacca giderse veya gaib olursa, bu günler hesaba dahil edilmez. Tebyin'de de böyledir." hükmü kayıtlıdır.

Kadının; şer'i devlete, kocasının innin olduğunu ve bu sebeble ayrılmak istediğini beyan etmesi vacib değildir. Zira cim'a istifadesi kendi hakkıdır. Ancak böyle bir durumda, kadından zulmü defetmek için kocanın ya tedavi olması veya tedavisi mümkün değilse boşamasıdır. Çünkü "cinsi acziyyet" meşru boşama sebebidir.

Eğer kocanın tenasül uzvu kesikse (Mecbub); karısının "Ulû'lemr'e" veya "Kadı'ya" müracaatı ve ayrılığı talep etmesi halinde, araları derhal ayrılır. Zira bu gibi durumlarda; bir yıl mühlet verip, denemekte fayda yoktur. Hayaları kesilen buruk (enenmiş) kimsenin durumu ise farklıdır. Tıpkı inninde olduğu gibi bir yıl mühlet tanınır. Zira bu süre içerisinde cinsi temas yapabilme imkânı mevcuttur. Fakat her halûkarda; velâyet hakkı olan kimse (Ulû'lemr veya Kadı) ayrılmalarına hükmedebilir.

Şafii fûkahası Resûl-i Ekrem (sav)'in: "Cüzzamlı olan kimseden, arslandan kaçtığın gibi kaç" hadis-i şerifi esas alınarak; hissen ve teb'an cima istifadesine engel olan her hastalık halinde nikâhın feshinin mümkün olduğunu esas almıştır. Ancak karar yetkisi; "Ulû'lemr'in" veya Kadı'nındır.

Eğer koca delirir veya cüzzam hastalığına tutulur veya baras illetine mübtela olursa; İmam-ı Azam Ebû Hanife (rh.a) ve İmam-ı Yusuf'a (rh.a) göre kadına, ayrılma hususunda muhayyerlik hakkı yoktur. İmam-ı Muhammed (rh.a) ise; "Kadının zararını defetmek için, bu gibi hallerde muhayyerlik sözkonusudur" hükmünü beyan etmiştir. Dikkat edilirse bütün bunlar; istisnai durumlardır. Ulû'lemr'in veya Kadı'nın; mü'minler üzerinde velâyeti (Velilik hakkı) mevcuddur. Nikâh akdinden sonra ortaya çıkan her türlü noksanlık veya bozukluk halinde; hem erkeğin, hem de kadının şer'i devlete müracaat hakkı vardır. Nitekim erkek, kadının mehrini vermediği zaman, şer'i şerifle hükmeden kadı (Hakim); erkeği, mehri verinceye kadar hapseder!..

Cinsi iktidarı olmayan kimsenin (İnnin'in) veya tenasül uzvu kesik olan erkeğin, halveti sahihtir. Dolayısıyle kadın "halvet-i sahiha" sebebiyle mehrinin tamamını alır ve itiyaden iddet bekler.

Bir kadın, "Ulû'lemr'e" veya "Kadı'ya" müracaat ederek, kocasının innin olduğunu ve ayrılmak istediğini beyan eder; kocası da aksini iddia ederse durum ne olacaktır? Bu gibi hallerde şer'i şerifle hükmeden kadı; erkeğe yemin teklif eder!.. Eğer erkek; şartlarına uygun şekilde "Yemin" ederse, kadı bunu tasdik eder ve aralarını ayırmaz!.. Ancak kadın "Bakire" ise; mütehassıs olan kadınlardan "ehl-i hibre" tayin edilir.






[ Geri Dön ]

İslam Ve Aile Ansiklopedisi

Veri Tabanını Hazırlayan © Gönderen: Damlalar.Net -Her Damlada Bir Nefes! - (1126 okuma)




PHP-Nuke Copyright © 2004 by Francisco Burzi. This is free software, and you may redistribute it under the GPL. PHP-Nuke comes with absolutely no warranty, for details, see the license.
Sayfa Üretimi: 0.10 Saniye
[ Uluyol.Net - İslam tarihi - Kur'an Meali - Hz.Muhammed - Hadisler - Sahabeler - Evliyaların Hayatı - İlmihal - Uluyol.Com - Islami Portal - İslami Forum - Rüya Tabiri - Şifalı Bitkiler ]
Uluyol.Net - Aydınlığa Giden Yol İslami ve Temiz İçerikli Siteler Listesi islami site dini site islamiyet İslam & İslamiyet - Kevser.Org - İslami Portalınız! İslami Site islami siteler listesi islam - islamiyet - islami site - dini site